Blog

Ebeveynler İçin Bir Rehber

Toksik Ebeveynlik Nedir?

Toksik Ebeveynlik Nedir?

"Toksik ebeveynlik", resmi olarak tanımlanmış bir kavram olmasa da; ebeveynlerin farkında olmadan, istemeden ya da bilinç dışı şekilde çocuklarına ruhsal ve/veya fiziksel zarar verebilecek davranış kalıplarını tekrar etmesi şeklinde tanımlanabilir. Bu tutumlar, çocukların gelişim sürecini olumsuz etkileyebilir ve uzun vadede kişilik yapılanmalarını şekillendirebilir.

Toksik ebeveynliğin bir türü olan katı, reddedici ve eleştirel ebeveyn tutumlarında ebeveynler aşırı kuralcı ve disiplinlidir. Sınırlarında esneklik göstermez, çocuklarının karar alma süreçlerine müdahale ederler. Çocuğun duygularını anlamakta zorlanır, empati kuramazlar. Bu tür tutumlara maruz kalan çocuklar kendilerini değersiz ve önemsiz hissedebilir. Sosyal ortamlarda görüş bildirmekten çekinir, eleştirilecekleri ya da dışlanacakları kaygısıyla hareket ederler. Bazı çocuklar bu baskıcı yapıya karşı bağımlı hale gelirken, bazıları da ebeveynlerini model alarak kendileri de katı ve kuralcı bireyler haline gelir. Sonuç olarak özgüven problemleri, değersizlik hissi, kaygı ve depresyon gibi psikolojik sorunlara yatkınlık gelişebilir.

Bir diğer olumsuz tutum ise aşırı müdahaleci, koruyucu ve kollayıcı ebeveynliktir. Bu ebeveynler genellikle aşırı kaygılı bir yapıya sahiptir. Çocuklarının her adımını kontrol altında tutmak isterler, yalnız kalmalarına, oyun oynamalarına ya da kendi başlarına karar almalarına izin vermezler. Çocuğun yerine konuşur, onun adına karar verirler. Bu tutum çocukta yoğun kaygıya, özgüven eksikliğine ve kaçınmacı bir kişiliğe sebep olabilir. Karanlık, hırsız, canavar gibi korkular ergenlikte bile sürebilir. Üniversite çağlarında dahi aileden ayrı yaşamak istemeyen, bağımlı bireyler haline gelebilirler. Takıntı bozuklukları, depresyon ve karar verme zorlukları bu bireylerde sıkça görülür.

İhmalkar ebeveynlikte ise ebeveynler çocuklarının ihtiyaçlarından çok kendi hayatlarına öncelik verirler. İş hayatları veya kişisel sorunları sebebiyle çocuklarına yeterince zaman ayırmazlar. Duygusal birliktelik yetersiz olduğu için çocuklar genellikle yalnız hissederler. Bu çocuklar erken yaşta olgunlaşma belirtileri gösterebilir; çünkü kararları kendi başlarına almak zorunda kalırlar. Duygusal destek alamadıkları için arkadaş çevresine yönelme, gece dışarı çıkma ya da erken yaşta alkol kullanımı gibi riskli davranışlara eğilim gösterebilirler. Yetişkinlik döneminde ise terk edilme korkusu, bağlanma sorunları ve güven eksikliği gibi problemlerle karşılaşabilirler.

Aşırı müsamahakar ebeveynlikte ise ebeveynler çocuklarına her istediklerini verir, sınır koymaz ve olumsuz davranışları görmezden gelirler. Gereğinden fazla övgü ve tebrik, çocuğun gerçek dünya ile uyumsuz bir özgüven geliştirmesine neden olabilir. Bu çocuklar kurallı ortamlarda zorluk yaşar, otorite ile sorunlar yaşayabilir, eleştirilere tahammülsüz ve saldırgan davranışlar sergileyebilirler. Davranışlarına sınır koymakta zorlandıkları için sosyal çevrelerinde dışlanma yaşayabilirler.

Sonuç olarak, tüm bu olumsuz ebeveyn tutumları çocukların kimlik ve kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Ruhsal ve bedensel problemlerin temelinde bu tür tutumların etkisi büyük olabilir. Bu nedenle, bireylerin erken farkındalık geliştirmesi, gerektiğinde değişime açık olmaları ve profesyonel destek almaları, daha sağlıklı nesillerin yetişmesi adına büyük önem taşımaktadır.

Prof. Dr. Funda Gümüştaş

Hakkımda

Merhaba. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2005 yılında mezun oldum. Uzmanlık eğitimimi 2011 yılında Marmara Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim dalında tamamladım.

İletişim

Merdivenköy Mahallesi Fahrettin Kerim Gökay Caddesi Okay Apt. No:267A Kat:1 Daire: 1 34732 Kadıköy / İstanbul